Ölüm kapıları zorluyor,
kırıp geçecek az kala,
nicedir dayandık...
Dayan ha dayan!
Gül ağrısıdır, yere değmez
Göğe basmaz, katmer açmaz
Kıl, yün değildir
Sen yaslanamazsın.
Acıtır içini, üstü göğsünün
Kırpılır geçilir,
Tez de uzamaz hani
Bırakmazlar, ağlar bebekçe
Çocukça gülümser,
Tezi bilmez, geç yoktur
Ağrır bir yanın, bağrın
Bağışlayın demez de öylece
Sindirir.
Sürdürür, yerer
Bu ölüm ki kapı kırığıdır,
Çatlağını bulmuştur, akıp sürükler
Kilidini açtılar mı
Bırakır için,
Hele ki, bu ölüm
Bu sonlar,
ait olmadığın zaman
zaman kadar yer
bu kadar batık gibi çıkık işte
koparsan da kopmaz
çeksen de gelmez ele...