Gazete kokularının çayımıza karıştığı,
mahzun yüzünün
çatırdayan yapraksı ömürlerimizi karıştırması belki de
bükük yaşlı bardaklarımızın
...
Gizlice karaladığımız okul defterlerimizin
arka kenar sayfaları;
Kurşun kalemin yetmezliğinde,
dilinden devam eden anlatışların
...
Son tümcenin soru işaretli bitimleri,
cenaze evini aratmayacak
kötümser odanın kendine çaresiz,
göçük koltuğunda,
kahverengi kılıfı giydirilmiş yastığına yaslanışın
...
tatlı gibiydi akıbeti, dokunuşu
...
Geçiyor mu o ender beyaz kanatlı kuşlar,
Gülümsüyor mu bebekler binbir şüpheli bakışlarının içine.
Düşüyor mudur bu mısralar:
Beyazlardan kanatlarını toparlayıp, silkinen
Usta bileğinden düşme
Sıyırma adamlar olduk.
Bu içerik 253 kez okundu
Twitter´da takip et© 2009-2011 erenaligul.com.tr; şiir, öykü, mizah, eleştirel kültür ve denemeleri barındırır.
Eserlerin telif hakları ve sorumluluğu Eren Ali Gül'e aittir. www.erenaligul.com.tr, telif hakları yasasınca eser teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.