Anasayfa | Biyografi | Kitaplar | Künye | İletişim

Anlatı

9 Mayıs 2010

Gazete kokularının çayımıza karıştığı,
mahzun yüzünün
çatırdayan yapraksı ömürlerimizi karıştırması belki de
bükük yaşlı bardaklarımızın
...

Gizlice karaladığımız okul defterlerimizin
arka kenar sayfaları;
Kurşun kalemin yetmezliğinde,
dilinden devam eden anlatışların
...

Son tümcenin soru işaretli bitimleri,
cenaze evini aratmayacak
kötümser odanın kendine çaresiz,
göçük koltuğunda,
kahverengi kılıfı giydirilmiş yastığına yaslanışın
...

tatlı gibiydi akıbeti, dokunuşu
...

Geçiyor mu o ender beyaz kanatlı kuşlar,
Gülümsüyor mu bebekler binbir şüpheli bakışlarının içine.
Düşüyor mudur bu mısralar:

Beyazlardan kanatlarını toparlayıp, silkinen
Usta bileğinden düşme
Sıyırma adamlar olduk.


Bu içerik 48 kez okundu

paylas



Çok Okunanlar

Isınan aşk
Sabırsızlık zamanının kara çocukları
Bakır kırmızı kadınlar
Üzerine çöken karayı çal yere
Sarmaşıkları karakollara bürüyenler

Bu site bir psikerenaliz projesidir. İfade özgürlüğüm 301'lenemez, sansürlenemez. Telif Haklarım Konur Sokak'ta ifşa edilmiştir.
``Toplumcu gerçekçi şiir, kendi koşullarında evriliyor.´´ Eren Ali GÜL