Anasayfa | Biyografi | Kitaplar | Künye | İletişim

Bir mevsimi yoktu onların

11 Ocak 2010

Çözüldü, soyundu karşımda.
Ezberimde kaç türkü yitti, gitti sefil göçmenler.
Elleri kızarmış,
Ardışık askerler, saçları taralı mısır koçanları;
Bahçeler nizam tutmuş, uğurlarken toprağın şefini
Küçük bir kız çocuğunun ağıdı duyuldu.
Hasat döküntülerinden kurtuldu bir yaprak,
Kara tepeye ulaşana dek.
Köklerinden damıtılmış, kuru sıcağa dayanmaya çalışıyor
Sesini öğrendiği, kayan yıldızların sıkılı yumruklarından
O'nlara okuyor...
Bir mevsimi yoktu onların, nerede bir süt ılığı rüzgar eserse
Yaşam bulur, kara gövdelerini dikerler
Suya kavuşsa dem vururlar.
Hani uzakta,
Yani hayatta bağları kopmuş, piç gibidirler kavağın yellenişinde.
Hissetirmezse rahat değildir,
Batık gibi acı çektirir beline çöktüğü beyaz ağaca.


Bu içerik 57 kez okundu

paylas



Çok Okunanlar

Isınan aşk
Sabırsızlık zamanının kara çocukları
Bakır kırmızı kadınlar
Üzerine çöken karayı çal yere
Sarmaşıkları karakollara bürüyenler

Bu site bir psikerenaliz projesidir. İfade özgürlüğüm 301'lenemez, sansürlenemez. Telif Haklarım Konur Sokak'ta ifşa edilmiştir.
``Toplumcu gerçekçi şiir, kendi koşullarında evriliyor.´´ Eren Ali GÜL