Bir zencinin ihtiyari ağrılarını hissediyorsun.
Gülümseyen tek yanın yırtık etin,
dokuna, tenimi sürdüğümden bu yana
Bana,
Bastonlu şaşı yazarların gezginliğini yaşatıyorsun.
Sen şehrin doğusunda kondularda
ben sırtına kadar kulelerde
kuzeye yerleşiyorum.
Değiştirdiğimi sandığım tüm kötülükleri
gerisingeri atıp, vuruyorum bir oyuncu gibi.
Çok yürümekten, yaşayamadığım yazgılarımı
bir bir satırlara düşerek...
Öğrenci sokaklarına asıyorum inkarımı
sen müdavimi olduğun şu inançsızlığını terkedersen,
yine doğuya bakan güney yamaçlarımızdaki
piçleri kesip, o emekten ağaçlarımıza boy veririz.
Gülümseyen yanlarınla, sürtünerek toprağa
hani yürürüz bileyip bıçaklarımızı...
Bu içerik 69 kez okundu
paylas