Şiir, öykü, deneme, mizah                      
Anasayfa | Kitaplar | İletişim

Güneşin Sofrasındakilere

9 Ocak 2010

Bilinçaşırı
Kürekçilerin sesleri
Boğuk, çatırtılı
Kavim yolları,
Piyangocular ve eksik olmayan talihlileri,
Portakal çiçeklerini boğacak şimdi,
Güneyin yanık, kömür kokuları.
Denizler, söğütler yok burada.
Öyle bilindik kahve çatırdamaları,
Küfür söyleyen, tırnaklarını dişinde gezdiren kör balıkçılar
ya da;
sen gibisi yok burada.
Esmer unlu ekmek fırınları,
Sığ zekalı ve ama nereden bakarsan bak
Öyle küçük insanlar...
Kalbe karanfil gibi yakı çekeni, rakıyı sulu içeni
Göğe söveni de...

Sen, ölüm gibi
Kara çeltik kabuğundan, gül bahçeleri biçenleri
Suya yalın ifade çekip, uyuyanları da görmezsin.
Görüyor da duymuyor musun?
Seslerin bağ, balçık
Dibe inmiş şişelerde aranıyor
Son kez batacağı yükünü teslim eden, liman işçilerinden
Selam getirdim, kucakların alır mı?
Yağ gibi süzülen güneşi yolculaması kolay, gökyüzüne.
Ve fakat, güneşin çocuklarına zor gelir...

 


Bu içerik 203 kez okundu

Twitter´da takip et
Facebook´ta takip et
E-posta ile görüş bildir

paylas



Çok Okunanlar

Sabırsızlık zamanının kara çocukları
Bakır kırmızı kadınlar
Üzerine çöken karayı çal yere
Sarmaşıkları karakollara bürüyenler
çocuklar ve atlar

© 2009-2011 erenaligul.com.tr; şiir, öykü, mizah, eleştirel kültür ve denemeleri barındırır.
Eserlerin telif hakları ve sorumluluğu Eren Ali Gül'e aittir. www.erenaligul.com.tr, telif hakları yasasınca eser teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.