Deprecated: mysql_connect(): The mysql extension is deprecated and will be removed in the future: use mysqli or PDO instead in /home/erenaligulcom/public_html/ayar.php on line 9
Eren Ali Gül - Hayati muhtevayı şişeleyen sokak kalıntıları

Hayati muhtevayı şişeleyen sokak kalıntıları

Hayati muhtevayı şişeleyen; sokak kalıntısı birkaç kaldırım emekçisi bazı zamanlar kendimce şahsına atfettiğim, kartonları sarmalayaduran, ne yaptığının farkındalığını sorgulayamayacak kadar densiz bizim kadınlardı, haspelkader yaşayışlarıyla... Ne sardıkları gibi; kendilerine ne yazılacağına meraklı bir de yüzsüzlüklerine vakıftılar, içselleştirilmiş inandırıcısızlıkları daha esaslı olarak ``gösterilen yolları´´ işleyen kadınlardı. Ustasız yaşlanalı onlar, ellerini başlarına yaklaştırıp tülbentlerini sarmamıştılar. Gözleri, hiç patlayacaksı gibi netlik taşımazdı onların. Her sokağa adları sarılmış, sırtları üçer beşer çocuk taşımaya, ertesi güne nüfuz etmeleriyle başlardı... Gururlu çöp toplayıcılar, terini çöpten ``damıtanlar´´ oldular. Terleri; bazısı gibi deodorant kokulu, kolonya alaşımlı değildi. Çöpte ekmek, çöpten tokluktu...

Tülbentli, geceyi çeviren çöplerin arasında kendi belirtgenliğine de karşı karşıya gelmiş, inkarının sokağı deşen sert yağmuruydu... Karma tipleri, farklı tipolojik özellikleriyle taşıdıkları sırt ağrılarını hangi babadan getirdiklerini de bilmezdi bunlar.

Gururluca gözlerini dikmiş kesiyordu uzun boylu şehirliyi. Çöpe ellerini iliştirdiğinde başını dikeltip karşısında döküntü, kılıksız şehirlinin boş gözatışlarını buldu. Tülbentli, tarihsel bir gururu işliyordu içinde, -bu halleri siz yaşattınız bize! Utanmıyor, hakkımı alıyorum! gibiydi yüzünde harladığı sözleri.

Sokakların sahipleri,  kurşunları sıralıyor her gece bitiminde, yüzsüz çocuklar kirle aşk arasında dokunmuş yüz hatlarını, açken ya da tokken hiç farketmeksizin öyle doğrultarak/batırarak insanın alnına doğru yaşlı analarından bekliyorlardı yatış öncesi istikaklarını...

***

Çöp adamların saraylarını kuşatıp ablukaları dağıtırcasına inançlıydılar. Ayağına çektiği panzot yapımı terliği giyinip, makarna pişen ocağına doğru davrandı. Batı bölgesi, kırılmış duvarlarını restore eden post-modern şehirlilerine kovuşturulurken, bir isim aralığında, kendi haklarını aramaya koyuldu çorba sıcağının sabahında...

Tekel'in cazgır kadınları sesteşlerini buldu sonunda. Tütün işçilerinin yanmış bahtları, kanser hücreli çocukları tütüncülerin, Ankara'nın kışı, esmer herşey. Şimdi daha esmer... Emeklerinin dikişleri sökülmüş her birinin. Aralarına sıvışan aç öğrenciler, işsizler, çapulcular bir de komünist bunlar! Tepeden inme sıcaklıklarıyla... Büsbütün esmer bu halk! Çöp emekçileri Tekel'in dirayetiyle pek-işti. Konur sokağı aralayan her emek müdavimi gibi, emektarı olduğu iki satıhta sekerek atlayan lise öğrencileri ağız birlikteliğine vermişler:

- Bizlerin tepesinde kara gölgeli cellatların pis ağızlı küfürleri, ağızlarımızda siz bitiyorsunuz şimdi.

- Hoşçakal kadın!

- Tekel

- Kısa kaldırım işçisi lise öğrencileri

- Kadim dostlar!

- Hayati muhtevayı işleyen sokakların sahipleri!...

***

Hayatını üstelediği, tıkabasa pas tabakalarına işleyen asimetrik yazımlı ismiyle tabelasını üfledi. Bezi çıkardı bariz kölesi, ustaladı apoletlerini patronunun. Onu okşadıkça mırıldandı. Ne olacak! Konuşacağı da kendinden kopan densizlikleri! Konuştu durdu! Isırırcasına nefret tutan köle, başını dizine çekip saçlarına sürdüğü kirli bezini susturdu sokağı. Aralarına palazlama dalan beli tabancalı konuştu:

``Sürülmeli yoksullar bu şehirlerden, köşeli parantezli yamanık yaşam alışkanlıklarıyla defetmeli. Modern dünyalıların, donuk kokuşmuş çorbalarını sulandırıp içen sizler! Terkedin göze gelen yeşil fularlı kadınlarımızın etrafını. Şehirli yoksullar, öğrenimli ucubeler!..´´

Her aralıktan bir cevap gibi fısıldadı sokaklar kendini, badireli kılan bu geçmişi silkeleyip üzerinden... Bir de şu tarihin sorumsuzluklarını çevirdi kendinden yana:
``Sen tütününü sarmala çarşafına, kağıt bedenini yak kefilsiz; parmak aralığını işleyen sıcak, gönlünde ateşlediğin öykündür. Görüşmek üzere sefil düşlerimizin kahramanları...´´

(Düzenleme: 31 Mart 2010 - 13:30)

Eren Ali Gül



Bu içerik 870 kez okundu


Müzik aletleri

Deprecated: mysql_connect(): The mysql extension is deprecated and will be removed in the future: use mysqli or PDO instead in /home/erenaligulcom/public_html/ayar.php on line 9

Fatal error: Cannot redeclare meta() (previously declared in /home/erenaligulcom/public_html/php/meta.php:9) in /home/erenaligulcom/public_html/php/meta.php on line 28