Bahar, son filizlerini dallarından fışkırırcasına attığı bir dönemin sonunda Haziran kapıları açılır. Önce 3 fidan sonra Nurhak'ta ve Diyarbakır'da işkencehanelerde dallarından düşen filizler Haziran'ın çağrısıyla toprağa düşerler. Onları anımsamak; Haziran'a gölgesi düşmüş bir Mayıs ayının hüznünü, coşkulu akan nehirlerde sürüklenen tomurcukları Eylül'de de anımsamayı gerektirir bizlere. Bir başka Mayıs'ta Fatsa'mızın Fikriyatı, fikir babası, orkestra şefimiz, terzimiz Fikri SÖNMEZ'i bir başka baharda yaşatma sözü veririz her bahar. Bahar bitince sıcak bir yazı sonra sert kışları bekleriz.
Bahar, bizlere yarına dair yapılacakları işaret edecektir. Döküm vakti geldiğinde, Eylül'de ayrılıklar, sürgünler başlayacaktır.
Bu son sözümüz olsun, son nefesimiz ve Haziran'ın çağrısı...
Son olsun!..
Bu içerik 56 kez okundu
paylas