Atlar vardır kendini kaybetti mi, sis perdesinin içinde yatarlar öylece düştükleri yerde. Kar, tipi onlara hiç gelmez. Hiddetlenirler, kibir basıncı işler nallarına. Yeleleri de siner, onu çekiştirecek savuracak ne bir rüzgar ne de poh poh vardır artık.
Artık atlar için tehlike anı. İzlerini kaybetmiş atlar seksenlerin denizinde, yetmişlerin kavgasında 21.yy'ın tarihsel mirasına tanıklık edecek buhranlı amcalarımızın yerini almış, sahte demokratlar aydınşorlerdir.
Dönem atları koşturacak rüzgara ihtiyaç duyuyor. Bu rüzgar yanlış yönden geldiği gibi, kuzey rüzgarlarını da anımsatmıyor. Bizim rüzgarlarımız, çiçeği börtü böceği havalandırır, gecekondularına kan çökmüş kiremitli çatıları olmaz efendi! Ne de, kan/kin/nefret marşları da hiç okunmaz öyle. Genel ahlaki ölçütlerden uzakça bir sezinimdir;
Milli histeri dehşeti, sahte sol'u alevlendiriyor: Kuyrukçuluk sorununa acil çözüm!
Statükocu, şoven, militer uşaklar karadeniz uşaklığına soyunup silahlanıyorlar. Çok değerli millet/sakarya marşlarını okuyup komşularının üzerine yürüyorlar. Henüz raylı solculuk keşfedilmemişken, atlı silahşörler kılıçlarını kuşanıp oligarşi zindanlarını bölük pörçük dağıtana dek onun yerini ne mi aldı? Mikro-milliyetçilik ve onun hezeyanında beliren kırmızıdan çalma, grimsi çapulcu kuyrukçular!.. İşte hal böyle. Kuyrukçular, karşı milliyetçilik taslıyorlar. Milliyetçiliğin karşısında milliyetçi bir dalganın sözcülüğünü yapıyor, geçmişe sarıldıklarını sanaraktan da geçmiş aidiyetlerini yoğurarak yeni argümanlar geliştiriyorlar. Yani efendi! Düşman nereden estiriliyor, milliyetçilik nasıl patlıyor derken kapı önümüzü de pislik götürüyor.
Memleketin allı güllü dönemi sona eriyor
Memleketin hali ahvali böyle olurken, solun karşısında düşman katmeri de pek artış göstermiş oluyor. Gelin biz bu tabakayı yıkalım. Yıkmanın aşamaları, 1-)Devrimci aidiyet, 2-)Dirayet 3-)Direngenlik 4-)Anti-faşizm. Bu maddeler sırasıyla yerine getirilirse, tıpkı özlem duyduğumuz o şaşaalı geçmişimizin denklik durumu bugün canlı canlı yenilenecek. Yine tekrarlayalım dostlar, bu vahşete yine kanlı şanlı bir dönemeci kavrayıp köşeleri hızlı koşabilecek kısrak atlar kotaracak. Hani bizimkilerin de sıkça dergi kapağı yaptığı gibi ``Gülümse ey insanlık! Yine sahnedeyiz.´´
Atın, itin izinde yürümektense en doğru devrimci bir yolu inşaa etmek devrimci görevdir. Süreç devrimcileri göreve çağırıyor!
Bu içerik 129 kez okundu
paylas