Deprecated: mysql_connect(): The mysql extension is deprecated and will be removed in the future: use mysqli or PDO instead in /home/erenaligulcom/public_html/ayar.php on line 9
Eren Ali Gül - Karanlığı yırtıyor, kararlıyız fetvaları bölük pörçük paylıyoruz rüzgara!

Karanlığı yırtıyor, kararlıyız fetvaları bölük pörçük paylıyoruz rüzgara!

Yine vukuatlı bir akşam vakti, birkaç alışkanlığın yetisinden kazanımlı çıkmanın sıkılmışlığında evin yolunu tutmuş yürüyorum. Hani cep telefonlarının ihtiyaçlaştığı dönem bizim için. Bir arama geliyor, numara farklı uzun uzun çalmasından anlaşılıyor kötü bir haber geleceği. Geldi. Yapılacak birşey var mı? Hayır! Yer neresi? Hereke iskelesi. Tamam, geliyorum. Turgut'u deşmiş faşistler. Durmadı yerinde hergele. Üç beş kürdü devrime sürükleyecekti de bizimki. Ondan deşmişler. Çok yaramazmış okulunda. Bizim okulda sayısaldaydı. Sayısalcıların kederi, çilesiydi. Kızların kabusu, erkeklerin giderayak isyancısıydı. Deşildikten sonra arar zaten. İki ay kadar da kontak yapmamıştı benle. Besbelli ölüme yürümüş, korkmaz. Yarımca'da da faşistlere karşı iki özel bıçak yaptırmıştı da o oportünist esnafa vermiştik saklasındı. Becerememiştik biz bu bıçak ustalığını, iyi kıvıramadığından silahlara yatkınlığı gelişmiş. İyi çeker tabancasını, babası da yirmiyedi yıl yatarı olmuş, gelenektenmiş onlarda bu vukuatlar. Turgut'un vukuatı da babasınınkini aratır cinsten değil. Ağır ithamda bulundum, özür diliyorum. Babası faşist, oğlu YOL'cu. Elbette turuncuların, y u r t s e v e r'lerin de becerebilipte Turgut'u örgütleyeceği yoktu geçmişten. Becerebilmişken örgütlülüğü, getir devamını bari be adam. Niye bırakırsın Hereke Lisesi sorumluluğunu bu adama? Yetkinlik kazansın, evine ekmek götürsün karnı doysun... Oldu. Tam oturdu cuk diye.

İskele babamız Tırki Sülo'nun yanına varıyoruz. Durum izah edilip çözüm üretilebilecek konumda bir karar verme mekanizmasının oluşturulmasına dair birkaç fısıldıyorum. - İhtiyaç ya bu iş Sülo. - Olabilir. -Erken. - Ne erkeni? - Bekleyin, cevapsız kalın. Son sözü bu olmuştu. Bu da oportünist belli. Sonra DG'ci olacak bu adam. Senden de bir nane olacağı yok Sülo'cum. Baktık başımızın çaresine. İlkelinden bir method geliştirip hızlı hızlı çözüm üretmeye koyulduk. Faşistlere okul önünde pusu atılacak. Kimle? Ben ve Turgut. Monşer'i de mi aramalıydı? Monşer koşamaz, küt bacakları g.tünün yere yakınlığından olabilir bu tespitim. Kafası da pek basmıyor. Ne desen yapıyor, askerdir. Elzem dermanımı arar gibiyim. Yola koyulduk, Hereke Lisesi'ndeyiz. Öğrenciler haldur huldur koşuşturuyor. Sağ köşede küçükçe polis karakolu. Hemen karşısında 2. Willem Köşkü. arkamız sahil. Ablukaya alınmadan Turgut'la bu işi kotarmamız gerekiyor. Faşistler çıkmadı, kaçmışlar... Kaçmasadıylar ne olurdu düşündüm bir an. Herhalükarda deşilirdik. Biz faşistlerin ablukasını kırmaya gidiyorduk, ölülere yani yıldızlara. Kavga etmenin bir gerek olduğundan. Düşeceğimizi hesaplamadan, kaygısızca... ``Özgür bir ülkenin mutlu çocukları olmak, felaketler ülkesinin fena çocukları olmaktan geçer´´. Hep aklımızda, ezberimizde olandı.

``Yangınlar,
Kahpe fakları,
Korku çığları
Ve irin selleri, aç yırtıcılar,
Suyu zehir bıçaklar ortasındasın.
Bir cana, bir başa kalmışsın vay vay!
Pusatsız, duldasız, üryan
Bir cana bir de başa
Seher vakti leylim - leylim
Cellat nişangahlar aynasındasın.
Oy sevmişem ben seni...´´


en ezberimizde olan dizelerdi.
Yaramazlık ediyormuşuz, ayıplanıyormuşuz toplantı odalarında. Arkadamızdan fettanlar destan yazıyormuş. Yüzümüze okuyacak fermanları olmadı onların. Üç silahşör öylesine korku salmışız ki ortalığa, rüzgara yüzümüzü diksek otu kaldıramayacak yerden, o denli... İllegal kanat gibi bakıyorlar bize. Sokaklarda liğme liğme bıçkılandığımıza değil, gürültüye karşılık "Senin sesin yenilgi tanımaz!, Bu abluka dağılacak" çığlıklarımızdanmış. Sessizliği yırtacağız kararlı - dövüşken olan çocuklarız biz. Kara yüzlerinde aydınlanmayı hedeflemiş, günün her anında vazgeçmeden uygun adımlarla yürümüş inatçı çocuklara bunlar vız gelirdi!

Monşer'den sesler gelmeye başlıyor, diriliyor -dirildikçe umutlanıyorum. Artık kış uykularından kalkıyor densiz. Kadınlarla nasıl konuşması gerektiğini de öğrenemedi daha. Üniversitelilerin yanında da pek cılız bakıyor etrafına. Ayakları oturduğu sandalyeden yere ulaşamadığı için, belini aşağı itiyor. Kapalı yerde durmaz, yolda yürümeyi bilmez. Kelaynak bir tipleme. Turgut kavgaya giderken yol üzerinde giderayak güzel denecek kızları kesiyor, bizim bu iş Kurtuluş'çulukla örtüşmesin? diyor ve ekliyor hemen sonuna, aman aman! ağzım ne laflar ediyor böyle. Gülüyorum, Kurtuluşçu'ların çapulculuğundan bize ne oğlum? Onların g.tü yer mi kavga etmeye? Yeseydi...

Monşer'i nerede tutmalıydı? Okulu bırakmalı da işçi sınıfının kucağına mı itmeliydi? Onlar çeksin kahrını banane! Bir b.k olacağı da yok bundan. Doğal yollardan bağlı bana, YOL'culuğa da pek meyilli değil. Uzun boylu, kara veya kumral da değil. Öyle 70'lerin gözlüklerinden de takmıyor-ki tarzı olsun. Ona da buna da benzemez. Özgün bir başyapıt. Alanını araştırıp dahil etmeli bir yere. Küçük burjuva karakterini örseleyip çalışmaya başlamalı. Sahlep işçiliğine gidiyordu da, onu es geçmişim. Olabilir, mevsimlik işçilikte iyidir. Az kararmadı ya tenimiz şeftali bahçelerinde kaşıntılı, terli sancılı günlerimiz olmadı mı?

İşçi sınıfının temsiliyet sorununu çözmedik biz. Öğrencilerin sorunlarını da tartışamadık. Biricik öğrenci faaliyetleri için cafcaflı - çarşaflı büklümlü dizeleri de dergimize göndermedik. Bulunduğumuz yerin siyasal konumunu da tespit edebilecek yetkin insan yoktu. Olan ve bitene karşılık birşeyler yapma zorunluluğu ve beraberinde kavga etme ihtiyacı doğuyordu. Sancılı bir dönemin eşiğinde kim olmalı, ne yapmalı, nereye işaret etmeli? gibi tüm kafa karışıklığına sürükleyen soruları bir kenara bırakıp yaşamsal ihtiyaçların garantiye alınıp sağlıklı bir mücadele ekseni yaratmanın taleplerini örgütlemeliydik. Başarısızlıkla sonuçlanan tüm bu dönem, sonrası için de bir kabus olarak süregeldi.

Eren Ali Gül



Bu içerik 809 kez okundu


Müzik aletleri

Deprecated: mysql_connect(): The mysql extension is deprecated and will be removed in the future: use mysqli or PDO instead in /home/erenaligulcom/public_html/ayar.php on line 9

Fatal error: Cannot redeclare meta() (previously declared in /home/erenaligulcom/public_html/php/meta.php:9) in /home/erenaligulcom/public_html/php/meta.php on line 28