Muktedir ki;
çarpık bacaklı cellatlarını
asık suratlı değirmenlerine sinmiş
tuz kokunu
tahtakurusu askerlerini
bez sandalyelerinde dövüşken uykuların
ağrılı uyanışlarını
ve hani
kürt ağızlı
haspelkader
hafriyat kaderinin tayinini izleyen
beyaz astarlı kırkikinci şehrin
karga kanatlı raflarına
düşmeden,
çekirdek kırgınlığında ağzında bükülmeden
bir laf diyeceğim:
Senden hiç bahsetmeyeceğim
...
Bu içerik 66 kez okundu
paylas