Anasayfa | Biyografi | Kitaplar | Künye | İletişim

Künyeleri düştü ilk

12 Ocak 2010

Gideceğim, tüketmeden
Mandolini, ezberi çalıp.
Henüz Ocak, dört yön üç kuşak
Her yer büklüm kışa sarmış.
Sarmaşıklar, betonun nabzına değmiyor
Kırmızı dökük çatıya sarılmış, kucakları açık seyri çizerkenki
Bileniyor sabrı.
Beni tutuyor, ağır adımlarım.
Vatan, yarısında bıraktığım gardaşlarımın yasları
Memleketsizliğim,
Arkasıra karanlık, tükürülesi kahır...
Hediye yirmilik, otuz küsür kalıba sığdırılmış.
Babamın pos bıyıkları, sevdiğimin kara umut gözleri
İki tel savruk, karmaşık
Ortaya açık, bandrolü şehirsiz
Sadece dağlar, ağlaşan öne eğik boyu devrilecek.
Yıkılası çağın, yeşil sırt çantalı şovalyeleri
Onlar da,
Vasilli'nin son atışını çekmesiyle
Duvarı yıkan o el çabukluğuyla
Başladılar...
Yürüdüler,
Künyeleri düştü ilk,
Kahve ceketlilerin ardına.
Biz, siyah
Üstüne şal çekilmiş
Rötarlı, paslı raylıları olduk sığamadığımız şehirlere.

 

15 Ocak 2010'da düzenlenmiştir.


Bu içerik 47 kez okundu

paylas



Çok Okunanlar

Isınan aşk
Sabırsızlık zamanının kara çocukları
Bakır kırmızı kadınlar
Üzerine çöken karayı çal yere
Sarmaşıkları karakollara bürüyenler

Bu site bir psikerenaliz projesidir. İfade özgürlüğüm 301'lenemez, sansürlenemez. Telif Haklarım Konur Sokak'ta ifşa edilmiştir.
``Toplumcu gerçekçi şiir, kendi koşullarında evriliyor.´´ Eren Ali GÜL