
En son kaldığımız yeri unuttuğumuzdaki tezcanlılık, bir şairin sayfa çeviripte son demlerini döktürdüğü şiir sayfalarının aralığından kurtuluşa eren şarabi sesin içinde buluruz hemen onu. Onu bulmak zordur, ne olduğu konusunda kimse birşey bilmemektedir. Öyledir ki; ne onun bir adı, ne kılıfa biçilecek bir tarzı yoktur. Olmamakla birlikte yenilenebilirliği, değişkenliği ve göreceliği de yoktur. Herkesçe bilinen, yaşanan, çınlayan bir zindan kapı sesinin benzeşiğidir hemen hemen ses aralığı... Gardiyandan kalem isteme cür'etini gösteren bir mahkumun kararlılığındaki gibi sonrasını göremeyen bir ürkeklik gibidir bazı. Ne hikaye yazılmış ne biçime sokulmak istenmiş ne de kirletilebilmiş fakat tozlu/kirli geleceğe de isyan etmenin bir ölçütüdür.
Nereden geldiği kestirilemeyen sokak serserilerinin türevlerini her yerde görmektir. Şehrin sokaklarını geceleyin kurtlara teslim etmek için sıradışı davrananları izlerken ki haldir. Şarap fiyatına satılmış öfkeli bir sokağın hıncını, sokak lambasından alırcasına, keskinliğini yitirmiş sokak lambalarıyla ortaklaşabilmektir. Geceyi aydınlatan sokak lambaları, kurtları ve çakalları itelemektedir eski tariflerde ve bizim hatırladığımız zamanlarda. Netekim o artık satılmış. Alıcısı hazır. Almıştır onu.
Peki geleceği kaç kez satıldı bu ülkenin desek az gelir. Kaç beyni satın aldı bu düzen diye sorsak çok ilerlemiş oluruz sanırsam. Netekim, satılmamış olanları sayan oldu mu? diye sorsam düşünenler ortaya çıkar sadece. Onlar satılmamış olanlar galiba...
Son soru: Düşündün mü?
Bu içerik 206 kez okundu
Twitter´da takip et© 2009-2011 erenaligul.com.tr; şiir, öykü, mizah, eleştirel kültür ve denemeleri barındırır.
Eserlerin telif hakları ve sorumluluğu Eren Ali Gül'e aittir. www.erenaligul.com.tr, telif hakları yasasınca eser teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.