Sokağa çıktığımda biraz nefes, sokakları boylu boyunca sarmalamış is... Serilmişçe koynu karanfillerle dolu bir çocuk uzanıyor. Yüreğinde hissettiği renkler bedenine öyle yakışmış ki... Kollarını masum, bir o kadar samimi bağlamış göğsünde. Avuçları kapalı, sıktığı karanfillerin suyu akmış serçe parmağına, avucuna, küçükçe kalbine. Pembemsi suları akmış, sanki canından bir şey almışlar gibi. Aldatıyor şakacı çocuk. Yüzü eflatuna biraz sarıya çalıyor, gözlerini saran çukurda yeşilli allı kır çiçekleri açmış... Kısa ceketi üşümekte olan ellerini sakladığından pek parlamış, ütüsüz. Temiz duruyor sağ cebinden dışarı taşan mendili. Ruhunu gülümsemeye adamış bu çocuk. Kim tutup ki yollara adasa ismini, orada uyur o çocuk. Ne büyüdüğü görülmüştür, kaldırılıp götürüldüğü de olmamıştır.
Sokaklarda sis vardı. Puslu yollar aşılırsa emeğin sıcaklığı; dikbaşlı, mütevazi yarı kentlilere götürürdü. Başka kentlerde şimdilerde, çocuklar uzanmış öyle boylu boyunca güller gibi açmışlardır. Duyumsar da görürsek, hiçbir şey kaldıramaz onları oradan.
-Şimdilerde gazete manşetlerinde, 12 Eylül darbesi sonrasında ismi değiştirilen Fikri Sönmez caddesine, ismi geri verilerek ‘iade-i itibar‘ edileceğinden söz ediliyor. Cadde isimleri onların olsun, çünkü biz biliyoruz ki, 12 Eylül faşist darbesini yaparak bugünkü büyük karanlığı yaratanlar her yerde lanetlenirken; onlar halkın kalbinde ve bilincinde hep var oldular...
Bu içerik 85 kez okundu
paylas