Anasayfa | Biyografi | Kitaplar | Künye | İletişim

Olası bir durumda sevebilmenin sınırları

28 Haziran 2009

Birşeyleri sevebilmeliyim bazen. Öyle olması gerektiğine inanıyorum, sonraları. Önceleri böyle olmadığı önceki cümleden de kendimi ele veriyorum. Çok olanını da sevemedim bir türlü. Bolluk beyin ve bilinçaltında canlanıp, bakteri gibi türeyiveriyor öyleki. Egemenleşiyor orada. Egemenleri sevmiyorum hemen başlayalım buradan. Her türlü hegemonyaya karşıyım. Bu hegemonyanın kurumsallığından değil de, birilerinin kötüye kullanıyor olmasından esasında... Ötekileştirilmeden yaşayacağım bir dünyayı kurguladığım an, bunu kağıt üzerinde betimlemeye bir nebze de olsa şekli şemali belirene dek tasarladığım her projeden örneklendirmem de gerekmez. Ha! Bazı cebimdeki son bozuklukların tüketilmeyi bekleyipte, yolda şıngır mıngır titrek bir sesle sallanışını seviyorum örneğin. Öyle sevgidir ki; son sigara pakedinin tasarruflu kısımlarında ortaya çıkan an'ı kurtaran derecede hayati önem taşıyabilirler. Bazen ekmek parası olarakta değerlendirilebilir, bu hayati önemin göreceliğine daha da belirgin bir normda yaşam standardına kadar seyreltilebilir bir konudur.

Hep güzel bir bahçenin; içinde güzel seslerinden kendini alamayacağım bir senfoninin arka koltuklarında en içten, hayransı ve içten muhalif kimlikli izleyicisi olmak istemişimdir. İki dörtlükten durumu açıklayıcı bir şiire ihtiyaç var bu durumda. Bulamadım gibi.


Metin yüklenme aşamasındadır...


Bu içerik 61 kez okundu

paylas



Çok Okunanlar

Isınan aşk
Sabırsızlık zamanının kara çocukları
Bakır kırmızı kadınlar
Üzerine çöken karayı çal yere
Sarmaşıkları karakollara bürüyenler

Bu site bir psikerenaliz projesidir. İfade özgürlüğüm 301'lenemez, sansürlenemez. Telif Haklarım Konur Sokak'ta ifşa edilmiştir.
``Toplumcu gerçekçi şiir, kendi koşullarında evriliyor.´´ Eren Ali GÜL