Anasayfa | Biyografi | Kitaplar | Künye | İletişim

Ölü Sürgünler

25 Temmuz 2010

"Yollar mıdır çekip götüren
Yolcuların bağdaşı mı koparan zincirleri
Yolları ayıran
Yollarda kaybolan
Büyük yolların ceplerinde saklanan
Seyyahlar mı çöllerden yollara bakan
Kara asfalta dökülen yaşlarında ölü sürgünler mi
Kara dutlar mı şimdi kavakları boyluca uzatan"

***

Yollardan bakan seyyahlar şahittiler, ölüme götürülen sürgünlüklerin çalgılarıyla eşlik ettikleri, yüzleri sarılı kadınların gözaşırı ağıtlarına... Kadınlar siyah gözleriyle yaşlanmışlığını, kucaklarındaki bebekleriyle göğüslendikleri esaret anından, kamyonlara bindirilip götürüldükleri ana kadar... Her şey şimdi bir tanığın; güneşin çöllerindeki sahiplerin, gelmesini bekleyecekti. Çocukların vızıltılı ağrıları, kamyonların tekerlerinden asfaltı çift çizen siyahlığı kadar bir yazgı olmuştu. Onlar bu yazgının bozulmayacağına inanmışlardı. Tüfek kınlarına giydirilmiş udlar, mandolinler... Sefaradların, tarihin her yüzyılındaki gibi kırılgan ağıtlarını coşkuyla okumalarını istiyordu.

Elleri çözülen sürgünler, yollara düşüyordu. Kavakların her boyluca uzadığı ilerleyişte, kara dutlar gibi dökülüyordu kara lastiğin asfalttaki çif yazgılarına... Kararıyordu her dönüşünde tekerleğin... Yolları ayıran her cepte, başları önünde `insanlaşmış muhafızlar´ duruyordu. Onlar, sürgünlüğün karartılarıydı. Günahlarını, nefes almak pahasına satmışlardı. Onların, okuyacak ağıtları ya da çocukları yoktu kucaklarında. Yollar aşıldıkça, kayboluyordu karartılar. Güneş, çöllerden devirdiği kumlarında boğuyordu asfaltın karanlığını.

Devrik gözleriyle göz odasında kahroldu onlar için, Akdeniz ülkeleri...

İspanya'da Yahudi, Türkiye'de Ermeni, Anadolu'da Dersim ayakbaşları, yurttaşlarıyla adlanıp "Ölü Sürgünler" işte böyle öyküleştiler...


Bu içerik 34 kez okundu

paylas



Çok Okunanlar

Isınan aşk
Sabırsızlık zamanının kara çocukları
Bakır kırmızı kadınlar
Üzerine çöken karayı çal yere
Sarmaşıkları karakollara bürüyenler

Bu site bir psikerenaliz projesidir. İfade özgürlüğüm 301'lenemez, sansürlenemez. Telif Haklarım Konur Sokak'ta ifşa edilmiştir.
``Toplumcu gerçekçi şiir, kendi koşullarında evriliyor.´´ Eren Ali GÜL