Bugün Radikal gazetesinin (beğenmeyipte zoraki okuduğum, tesadüf bir gazete) bir haberinde gözüme çarpan birşeyi aktarmak gibi bir derdim var. İlgili gazetede Leyleklerin Konya havzasında sanayi atıklarının toplandığı bir bataklıkta biraraya gelişlerinden bahsediyor. Bilimsel olarak leylekler yaşamlarını yanlız sürdürürler. Toplu halde yaşama ihtiyaçları yoktur. Bu gerçeğin doğrultusunda Konya havzasındaki bataklıkta bir araya gelen leyleklerin neden bir araya geldiğine gelince de; leylekler alanda bulabildikleri tek sulak alanın orası olduğu için bir arada durdukları gözlemlenmiştir. Bu da kapitalizm sistemin tabii kaynaklara ve insanlığa verdiği tahribattan ötürü leyleklerin zorunlu tavrı belki de bugün Türkiye'deki insansıların neden örgütsüzlük noktasında dirayet gösterdikleri de şüphesiz trajikomik bir durumda gözümde canlanmakta. Leyleklerin yaşadığı bu sıkıntıyı ağlaya-zırlaya anlatacak değilim elbette.
Bu haber vasfı taşıyan durumu güncel ve toplumsal sorunlara daimi benzerlik gösterdiği için anlatma ihtiyacı duydum. Tüm bunlara istinaden henüz Türkiye'de bizim başaramadığımız bir sorunun, örgütlü toplum ve sosyalizme geçiş için ilgili aşamaların henüz tamamlanma safhasında bulunmuyor olması gereğince biraz eleştiri yapmakta doğru olacaktır. Bu eleştirinin sonucu itibariyle; kapitalizmin vahşeti ekoloji ve insan yaşam alanını gitgide kıskaç altına alıyor. Örgütlü olarak örneklendirdiğim bu konunun, ileride belki de 'tek örgütlü canlı' olarak kitaplarda anlatılıyor olması bugün bizim yaşadığımız örgütsüzlüğün delili olacak gibi...
Bu içerik 79 kez okundu
paylas