
“Özgürlükçülük bir yetenek ve özgür irade seçimi”. Klasik devletlerden farklı olarak özgürlükçü rejimin belirli bir coğrafyası(ülkesi) yok. "Bilgi toplumu" gibi düşünün. Kimi vatandaş "bilgi toplumu" denince bunun bir ulus devletin gelişmesiyle o devlete ait coğrafyanın üzerinde ortaya çıkabileceğini zannediyor. Oysa böyle birşey yok. Bugün en gelişmiş ulus devletlerin bile tüm vatandaşlarının bilgi toplumu üyesi olabilmesi söz konusu değil. Ne bugün ne de gelecekte... Kasdedilen terim "information society" dir ve farklı coğrafyalardaki farklı etnik ve kültürel kökenlerden gelen kozmopolit bir toplumdur. Bu dünyadaki fiziksel varlığınızla otomatikman bir "information society üyesi", ya da bir "kredi kartı sahibi" olmanız nasıl imkansızsa "özgürlükçü vatandaş" olmanız da imkansız. (i)
--------------------------------------
Özgürlükçülük onu kenetlemiş kurumun ölçütleriyle sınırlılık halinin sınırsızlığıdır diyebiliriz.Örnek vermek gerekirse; ülkemizde yaşamakta olan azınlıkların ve/veya sıradan bir yurttaşın sınırötesi bir yaşam tercih yapma koşulu, yaşamakta olduğu standartlara ve o standartları tekelde tutan kurumun yine kendisine aittir.Öyle ki; özgürlükçülük bir iradi seçim kıyasına tutulamaz durumdadır.
İradi bir seçim olarak; Türk Telekom grevinin sürecinde sendikalı bir işçinin “sendikal direniş” olarak adlandırılan hak talebini reddedebiliyor olması, sendikasının vermiş olduğu kararı uygulamaması bu konuya örnek teşkil edecektir.
Özgürlükçülük kavramı bir açık-kapalı süslü parantez ve onun da içindeki iç şeması belirsiz dolu veya boş açık-kapalı köşeli parantez içindedir.
Sosyalist bir devlette Özgürlükçülük,
Kapitalist bir devlette Özgürlükçülük,
...
{
Küresel sermayenin gruplarının sınırötesi işgal ve artıdeğer üretimi gibi alanların tümünü kıyasla, bu kavramın henüz bir kılıfa giydirilemeyecek kadar zor bir durumda olduğunu da görebiliriz.Bir topluluğun bahçesini sulamakta kullandığı dereden bozma akar vaziyetteki suyun peşkeş çekilmesi an meselesidir.Bahçesinin ardında bir makine üretimi yapılıyor olmasını da belirleyecek olan da yine o bahçe sahibi değil, bahçe sahibinin üst ilişkisindeki devlet veya benzer bir kurumdur.
[ O halde yine, üst aşamadaki devlet veya kurum bahçe sahibine sormaksızın o alanı satmakta,kiralamaktadır. ]
Özgürlükçülük?..
Bu kavram üzerinde hala bir netliğe ulaşabilmiş olduğumu sanmıyorum.Yineleyerek, ikinci paragrafımın ilk noktasına değin kurduğum cümlenin burada da kendini idame ettirmesi söz konusu olacaktır.
}
Ekonomi politik yoksunu olduğunu düşündüğüm Asimov, gayri bilimsel tutumunu yine de kutlamak üzereyim.Şu dördüncü hal koşullarını yaratma (ütopyanın karesi x2 misali ) imkansızlığını vurgulamış yorumlamada..
Ben bilişim emekçisiyim, üretim alanım bilişim kapsamında yazılımdır.Yemek yiyebilmem için yazılım üretmem lazım.Bir döngü başlayacak.
Bu döngüde, açlığımı giderecek birşeyler satın almak gerekli.Bahçem yok ki, domates, buğday üreteyim...Üreteyim de onu işleyecek metaya sahip değilim.Meta'm olsa da onu işleyecek terminolojiden yoksunum.Yani yaşayabilmek için herkesin farklı kuramlar çerçevesinde bir üretim ilişkisi içinde olması gerekli.Eğer Asimov'un bahsettiği gibi olsaydı, biz şu an herşeyi biliyor olurduk.Bilginin sonsuzluğu tezinin de bu durumda yok olması gerekmiyor mu ?
Çok uzun tutup sıkmakta istemiyorum konuyu, bahsetmek istediğim şey, ilişki ve özgürlük kuramını revize etmek imkansız.
Kaynakça:
i: Mevsimsiz Yayınevi - Çanakçı 21 Aralık 2008
Metin yüklenme aşamasındadır.
Eren Ali GÜL
Bu içerik 114 kez okundu
paylas