Başını, yanlarını ağrıtan;
üsteleyip düşürdüğü,
kolluk kuvvetlerinin ellerinin hızını durduran modern kelepçeleriydi oysa ki...
Ne yakışıktı şimdilerde modern kelepçeli sevgiler...
Uzun yolların aşırdığı,
kavgalara bürüdüğü düşlerini,
adım adım izlendiği ihtiyat biçtiği evinden uzaklaşmadı.
Yakını göremediği için günü kurtaramıyordu, kahraman da olamadı,
olmadı da...
Hayatın tüm ileri gelen zevklerini,
Dalıp giden içtenliğiyle, yandaşlarına atfeder
tatlı şeker ne varsa ısmarlardı kendine,
çay içmek gibi sigarayı ısıra ısıra içmek gibi bir depresifti hali.
Onu anlatan bunlardı,
bu kadarına tahammül edebileceği yoktu.
Sabırsız gibi görünen,
içinde dingin ağırlığıyla hareket edendi,
Kendini gezerdi bir zamanlar,
Kendi gibi davranacağı, hareketi isterdi
İstekleri bitmez, yaratıcıydı
Koşunca eli belinde, gözleri dört yanını kuşatan çakalları liğme liğme keserdi.
Buhranı, onun üzerinden alınan sıkıntılarının boşalmasıyla
başlamıştı,
rahata rahatsızdı,
güven ve refekatı beklemez, onure ederdi mayası sağlamları.
Eline getirirdi bütün varlığını
Tek atıfta, seslenişte...
Tutuk bir bakışı kalırdı akıllarda,
Zaman gibi kararlıydı,
Sevgilendiği değerlerinin, el edilip kırıldığında
Önceleri yoktu, hep önceyi güne getiren,
Sıklıkla yıktığı suskunluğunda akıp sulanan hazinliği...
Bütüne giderken, değerlerinin fışkırması gibi duruydu
O hep bir bütünün cevabı gibi dikelirdi yaşantılarda,
Hazırdı,
Seneleri devralan zahmetli birikimi yüceltirse zaman
Ve zaman!
Sizin boyunlarınızda bir yükse,
Yükünüz onurunuz,
Başınızdan eksildiyse,
Bu sizsiniz, eserinizdir...
``Bir yıldız daha yumruğunu sıktı´´
Bu içerik 246 kez okundu
Twitter´da takip et© 2009-2011 erenaligul.com.tr; şiir, öykü, mizah, eleştirel kültür ve denemeleri barındırır.
Eserlerin telif hakları ve sorumluluğu Eren Ali Gül'e aittir. www.erenaligul.com.tr, telif hakları yasasınca eser teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.