Anasayfa | Biyografi | Kitaplar | Künye | İletişim

Uçan kuşu tutarım abi, `yetmiyor!´

1 Haziran 2009

Küresel kapitalizmin göçüğü, neo-liberal politikalar yerli ekonominin anasını yedi düvelini çapaladığından bu yana, lise ve üniversite diploması yetersiz kaldı. Yüksek lisans, doktora, doç., prof., apoletleri beyaz yakanıza iliştirseniz de artık `yetmiyor!´. Sağlam bir mesleğiniz olsa da, havada karada tüm canlıları biliyor olsanız da, askerliğini bitirmiş, türbanlı, bilmem neli olsanız da `yetmiyor!´. Anne dizinde usulca yatmış, bunu kaynakçalarla görsellerle destekliyor olsanız da `yetmiyor!´. Mahallenin üstadı, en'lerin en'i olsanız da `yetmiyor!´. Şovalyeli tiyatroların başrollerinde kıvraklığınız da para etmiyor yine `yetmiyor!´. Sendika yöneticisi, üniversite asistanı, sudan çalışan insan yapsanız da `yetmiyor!´. Soysanız soytarılaşsanız, olasılıksız kurgulu iş başvurularınız da sizin cüsseniz o sandalyeye `yetmiyor!´. En iyisinden provokatör olsanız da kendinizi tatmin edersiniz, yaşamınızı idame ettirmiyor yine `yetmiyor!´. Devlet dairesinde memur olsanız, öğrenim krediniz aklınıza gelir. Öğrencilik yapıyor ve çalışıyorsanız; kiranız, aidatınız, satın aldığınız kitapların taksitleri beyninizi harcar durur ve nihayetinde mi? `yetmiyor!´ dersiniz. Depresyona girer de bir ilaç almak isterseniz, sağlık güvenceniz yoktur. Eliniz cüzdanınızda bitiverir, içi boştur. `yetmiyor!´ arkadaş..! Otobüs bileti almaya son 5 kuruşun eksik olursa, yürürsün 40 km'lik yolu, yol da yürü yürü bitmiyor! Okulda iki kredilik dersi vermek için çalışmazsınız, zaten verilen eğitim de o biçim! Bir dönem uzatırsın, bu sefer de harç parası denkleşmiyor. yine mi `yetmiyor!´ ne? Kaz gelecek yerden tavuğu esirgesen de `yetmiyor!´. Bir öğün poğaça, simit ile yaşanıyor fakat beynin çalışmasına yeterli enerji sağlanmıyor. 10 lisanda 10 yılı tepe tepe geçiştirsen, alıp çantanı gurbet yoluna düşsen... ahh ah! `yetmiyor!´.

Sefil Ozan abimizin çekici, murcu bükülen demir borunun dökülen tozundan bir hayat kurmaya malesef ki `yetmiyor!´. Demir parmaklıklar arkasında rahat ederim der de mahpusluk olursun, devlet baba sponsorluk etmez aç kalırsın orada. Piyasalaştırılmamaya, parasız eğitime, ana dilde eğitime evet dersin de arkandan `geç bunları´ der iterler öteye beriye.

En iyisi mi? Arkadaşların da dediği gibi "Yeniden kurmak için batsın bu dünya"...


Bu içerik 74 kez okundu

paylas



Çok Okunanlar

Isınan aşk
Sabırsızlık zamanının kara çocukları
Bakır kırmızı kadınlar
Üzerine çöken karayı çal yere
Sarmaşıkları karakollara bürüyenler

Bu site bir psikerenaliz projesidir. İfade özgürlüğüm 301'lenemez, sansürlenemez. Telif Haklarım Konur Sokak'ta ifşa edilmiştir.
``Toplumcu gerçekçi şiir, kendi koşullarında evriliyor.´´ Eren Ali GÜL