
Ankara'nın ayazında,
leylaklara esmerlik düşüyor.
Senin çiçeklere bir ödül gibi düşmen,
devamını okuyun »
Kaldır ellerini! Başının üzerine getir! Arkanda kim varsa dışarı çıksın. Çabuk dışarı!
***
Orayı hatırlıyor musun? Kötü bir yer. İnsanlar yoksulluğun türlü hallerindeler. Doğulu olmalılardı. Ya giyecek giysileri zengin artıklarından ediniyor olmalarına ne demeli?
***
Üzerinde kim bilir kaç deney yapılmıştı. Uçurtması kaçıncısıydı, elektrik direklerine asılan. Kaçıncı dayağı yemesiydi kim bilebilir? Ölümü kaç kez yaşamıştı, düşlerinde hayatı yaşamak isterken...
İşte bu sesleri hatırladım. Çatırtılar vardı. Askerin konuşmaları ilişiyor gözlerime. Kulaklarım deliniyor. Sus! Askerler konuşuyor. Komutan panzerini getirmiş. Oyun oynayacaktık. Kapıda çizdiğimiz çizgilerimiz, bilyelerimiz altında kaldı. Şambel kokuları geliyor. Ya sen alıyor musun bu kokuyu? Annemin son kez ismimi bağırması gibiydi, çığlığını kapı önünde panzer karşısında duyduğumda. Tank panzeri izleyerek gelmişti. Kan kokusu almış köpekler!
***
Muhtıraların ezerek geçtiği günlerdi. Çatışma ortasında kaldığında ayakkabısının topuğu parçalanmıştı. Kocaman bir parçayı alıp götürmüştü aksesuarından. Yoksulluk hallerinde zor olan bir ayakkabının muhtıradan nedenle götürülmüş olmasıdır. Ya beyninden koparılıp götürülene ne demeliydi. Kır çocuklarının şehirlerde gündelik yaşantılarına münferit olaylar karışıyordu, birbiri ardına - ardıarkasına(!) Hepsinden haberdar olmak niyetinde değillerdi. Çalınan topları, kapı önlerinden ihtiyaci gerekçelerle aşırılan ayakkabıları... Hepsinden bahsetti.
Konuşmaya devam etti. Dalgın gözleri, başının yere eğilmesiyle kapandı. Ağzından çıkan her şey, bilincindekileri kevgirden geçiriyordu. Onun alınan yanlarını kanatıyordu anlattıkça.
Asker ellerimi kaldırttı. Pişmanım her şeyden. Yaşadığıma... Ölmeliydim. Esmerleri namlularından sektirdikleri kurşunlarıyla, taşı delen sertlikte tepetaklak dağıtıyordu yerlere... Çocukları... Çocuklar! Daha çocuklar, çocuk kalasıcalar. Beynimi götürdü onlar. İyi bir evde oturmak, kum içinde yüzmekti tüm
devamını okuyun »
ah anlar
anılar,
devamını okuyun »
Yedivereni bebeklerin,
İlk yakarışı...
Dallanıp aşk tüten,
devamını okuyun »
Bindokuz yüz, seksen altı atlı
Sabahın görünmediği bir gece
Altı mayıs,
devamını okuyun »